Bu eseri Mevlâna Yûsuf rahmetullahi aleyh hangi maksatla te’lif ettiyse ve bu eserin ehemmiyetini Mevlâna Seyyid Ebul Hasen Ali en-Nedvî rahmetullahi aleyh nasıl açıkladıysa, bu maksat ve ehemmiyetin gereği olarak, kitab her türlü ilâve ve kısaltmadan korunmalıdır.
Allahu Teâlâ’nın, tebliğ etmeleri ve yaymaları için Enbiyâ aleyhimüsselam’ın vesile kıldığı ilimlerden tam olarak istifade etmek için şu hususlara dikkat edilmelidir: Bu ilme uygun bir yakîn oluşturulmalıdır. Allah celle celaluhu’nun yüce fermanı ve Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in mübarek sözlerini okurken ve dinlerken kişi kendinin hiçbir şey bilmediğini kabul etmelidir. (Yani insani müşahededen kesin olarak uzaklaşılmali, gaybî haberlere kesin olarak inanılmalıdır.) Okunan ve dinlenilen her şey gönülden tasdik edilmelidir. Kur’an-ı Kerim okumak ve dinlemek için oturulunca “Allahu Teâlâ bana hitab ediyor” diye, hadisi şerif okumak veya dinlemek için oturulunca da “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bana hitab ediyor” diye düşünülmelidir. Bir kelâm okunurken ve dinlenirken, kelâm sahibinin azameti kişiyi ne kadar kaplarsa ve o kelâma ne kadar teveccüh edilirse, kelâmın tesiri o kadar fazla oiur. Kur’an-i Kerim’de Allahu Teâlâ, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e hitaben şöyle buyurmuştur:
“Rasûle indirilen kitabı dinledikleri zaman (Kur’an’ın tesiriyle) gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Bu, onların hakkı tanımalarından dolayıdır.” [5]
Başka bir ayeti kerimede Allahu Teâlâ Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e hitaben şöyle buyuruyor:
“Allah’ın Kelâmı’nı dinleyip de, sonra onun en güzeline uyan kullarımı müjdele! / İşte Allah’ın hidayet verdiği kimseler onlardır. İşte kâmil akıl sahipleri onların tâ kendileridir.” Zümer: 39/17-18





























